“Dişlerim eskisinden kısa görünüyor”, “ön dişlerimin ucu düzleşti”, “sabahları çenem ağrıyor”… Bu şikâyetler çoğu zaman yıllar içinde sessizce ilerleyen bir sürecin, yani diş aşınmasının işaretidir. Aşınma ileri düzeye ulaştığında yalnızca gülüşünüz değil, çiğneme düzeniniz, çene ekleminiz ve hatta yüzünüzün alt bölümünün yüksekliği de etkilenebilir. Bu yazıda diş sıkma ve aşınmanın nedenlerini, dikey boyut kaybını ve tedavinin nasıl planlandığını anlatıyorum.
Belirtiler: Dişlerim aşınıyor mu?
- Ön dişlerin kısalması, uçlarının düzleşmesi veya incelip saydamlaşması
- Arka dişlerin çiğneme yüzeylerinde düz, parlak alanlar ya da çukurlaşmalar
- Sıcak–soğuk hassasiyeti
- Dolgu ve kaplamaların sık kırılması
- Sabahları çene kaslarında yorgunluk, şakak bölgesinde ağrı, baş ağrısı
- Yanaktaki veya dilin kenarındaki diş izleri
- Yakınlarınızın uykuda diş gıcırdattığınızı söylemesi
- İleri durumlarda yüzün alt bölümünün kısalmış, dudakların içeri çökmüş görünmesi
Aşınmanın nedenleri
Diş aşınması tek bir nedene bağlı değildir; çoğu hastada birkaç etken bir aradadır:
- Diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm): Uykuda veya gün içinde, çoğu zaman farkında olmadan yapılır. Stres, uyku bozuklukları ve bazı ilaçlarla ilişkili olabilir. Dişlere normal çiğnemenin çok üzerinde kuvvet uygular.
- Asit kaynaklı aşınma (erozyon): Asitli içecekler (gazlı içecekler, meyve suları, enerji içecekleri), sık limon–sirke tüketimi, mide reflüsü veya kusma ile ilişkili durumlar mineyi yumuşatır ve aşınmayı hızlandırır.
- Sert fırçalama ve aşındırıcı macunlar: Özellikle diş eti hizasında çentik tarzı aşınmalara yol açabilir.
- Eksik dişler ve bozuk kapanış: Arka dişler eksik olduğunda çiğneme yükü ön dişlere biner ve ön dişler hızla aşınır.
Reflü veya uyku sırasında solunum durması (uyku apnesi) şüphesi varsa, diş tedavisiyle birlikte ilgili hekime yönlendirme yapılması önemlidir.
Dikey boyut kaybı nedir?
Dikey boyut, dişleriniz kapalıyken burun altı ile çene ucu arasındaki mesafedir; yani yüzünüzün alt üçte birinin yüksekliğidir. Bu yüksekliği büyük ölçüde arka dişleriniz korur.
Dişler aşındıkça vücut çoğu zaman bunu telafi eder: dişler ve çevresindeki kemik yavaşça uzayarak kapanışı korumaya çalışır. Bu nedenle her aşınmada dikey boyut kaybı olmaz. Ancak aşınma bu telafiden hızlı ilerlediğinde ya da çok sayıda arka diş eksik olduğunda kapanış yüksekliği gerçekten azalabilir. Bu durumda:
- Yüzün alt bölümü kısalır, dudaklar incelir ve ağız köşelerinde kırışıklıklar belirginleşir,
- Ön dişler arasında yeni bir restorasyon için yer kalmaz,
- Çiğneme verimi azalabilir, bazı hastalarda çene ekleminde rahatsızlık görülebilir.
Aşınmış dişleri tek tek kaplamaya çalışmak çoğu zaman işe yaramaz; çünkü sorun tek bir dişte değil, tüm kapanıştadır. Dikey boyut kaybı olan bir hastanın tam ağız rehabilitasyonunu bir kongrede vaka raporu olarak sunmuştum. Bu vakalarda başarının anahtarı, yeni kapanış yüksekliğini kalıcı restorasyonlardan önce geçici olarak test etmektir.
Muayenede neleri değerlendiriyoruz?
- Aşınmanın yeri, derinliği ve tipi (sıkma mı, asit mi, ikisi birden mi?)
- Aşınmanın hâlâ aktif olarak ilerleyip ilerlemediği
- Çene eklemi ve çiğneme kaslarının durumu
- Kapanış yüksekliği: konuşma testleri, istirahat konumu, yüz oranları ve fotoğraflar
- Eksik dişler, mevcut dolgu ve kaplamalar, diş eti ve kemik durumu
- Beslenme alışkanlıkları, reflü, kullanılan ilaçlar ve uyku düzeni
Gerekirse ağız içi tarama ile dijital model alınır. Bu kayıtlar, aşınmanın ilerleyişini zaman içinde ölçmek için de kullanılabilir.
İlk adım: Nedeni kontrol altına almak
Aşınmanın nedeni devam ederken yapılan restorasyonlar da aynı kuvvetler altında aşınır veya kırılır. Bu yüzden tedavi şu adımlarla başlar:
- Gece plağı (stabilizasyon splinti): Ağız ölçüsüne göre hazırlanan, genellikle sert akrilikten yapılan şeffaf bir plaktır. Diş sıkmayı tamamen ortadan kaldırmaz, ancak kuvvetleri dağıtır, dişleri aşınmadan korur ve kaslardaki yükü azaltabilir.
- Asit kaynağının azaltılması: Beslenme önerileri, reflü varsa tedavisi, asitli içeceklerden sonra hemen fırçalamamak ve ağzı suyla çalkalamak.
- Hassasiyetin giderilmesi ve koruyucu uygulamalar: Flor uygulamaları, açığa çıkmış dentinin kapatılması.
- Takip: Hafif aşınmalarda çoğu zaman restorasyon gerekmez; koruma ve düzenli izlem yeterli olabilir.
Aşınmış dişlerin yeniden yapılandırılması
Aşınma estetik, fonksiyon veya hassasiyet açısından sorun yaratıyorsa dişler yeniden yapılandırılır. Planlama genellikle şu sırayla ilerler:
- Kayıtlar ve dijital planlama: Fotoğraflar, ağız içi tarama ve kapanış kayıtları ile yeni diş boyları ve kapanış yüksekliği tasarlanır. Ön dişlerde dijital gülüş tasarımı ve mock-up ile estetik sonuç önceden görülebilir.
- Yeni kapanışın test edilmesi: Belirlenen yükseklik, kalıcı tedaviden önce birkaç hafta veya ay süreyle geçici restorasyonlar ya da plak ile denenir. Çene eklemi ve kasların uyumu bu dönemde takip edilir.
- Kalıcı restorasyonlar: Uyum sağlandıktan sonra dişler kalıcı malzemelerle yapılandırılır. Aşınmanın derecesine göre bu; kompozit restorasyonlar, seramik onley/overleyler, lamina veneerler veya zirkonyum kronlar olabilir. Diş sıkma alışkanlığı olan hastalarda arka dişlerde çoğu zaman dayanıklı monolitik zirkonyum tercih edilir.
- Eksik dişlerin tamamlanması: Arka destek eksikse implant üstü protezler, köprüler veya hareketli protezlerle kapanış desteklenir.
Yalnızca birkaç ön dişte sınırlı aşınma varsa, tüm ağzı tedavi etmeden bölgesel çözümler de mümkündür. Hangi yaklaşımın uygun olduğu aşınmanın yaygınlığına göre belirlenir.
Tedavi sonrası: Kazanımı korumak
- Diş sıkma alışkanlığı devam ediyorsa tedavi sonrasında da gece plağı düzenli kullanılmalıdır; restorasyonları korumanın en etkili yolu budur.
- Asitli içecek tüketimi sınırlandırılmalıdır.
- 6 ayda bir kontrolle kapanış, restorasyonlar ve plak kontrol edilmelidir.
Sizin için hangi seçeneğin uygun olduğunu birlikte değerlendirelim
Her ağız yapısı farklıdır; doğru tedavi ancak muayene ile belirlenebilir. Kartal'daki muayenehanemizde randevu oluşturmak için yazabilir veya arayabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Diş sıkmayı tamamen durdurmak mümkün mü?
Diş sıkma çoğu zaman tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak etkileri kontrol altına alınabilir. Gece plağı dişleri korur; stres yönetimi ve uyku düzeninin iyileştirilmesi de katkı sağlayabilir. Uyku apnesi şüphesi varsa ilgili hekime başvurulmalıdır.
Gece plağı ne kadar süre kullanılır?
Diş sıkma alışkanlığı devam ettiği sürece, özellikle uykuda düzenli kullanılması önerilir. Plak zamanla aşınabileceği için kontrollerde değerlendirilir ve gerekirse yenilenir.
Aşınmış dişler kendiliğinden düzelir mi?
Hayır. Kaybedilen diş dokusu geri gelmez. Erken dönemde yapılacak koruyucu önlemler aşınmanın ilerlemesini yavaşlatır ve daha kapsamlı tedavi ihtiyacını azaltabilir.
Kapanış yüksekliğini artırmak çene eklemine zarar verir mi?
Doğru planlandığında ve kalıcı tedaviden önce geçici restorasyonlarla test edildiğinde, kapanış yüksekliğindeki kontrollü artışlara çoğu hasta iyi uyum sağlar. Bu nedenle deneme dönemi tedavinin vazgeçilmez bir parçasıdır.